Giresun Üniversitesi Öğrencileri Paylaşım Alanı

Daha iyi bir Giresun Üniversitesi için...
 
AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  SSSSSS  Kayıt OlKayıt Ol  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Saadet Partisi: Saylan'ın Amacı Bizi Kışkırtmak!

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Misafir
Misafir



MesajKonu: Saadet Partisi: Saylan'ın Amacı Bizi Kışkırtmak!   Paz Ağus. 19, 2007 1:30 pm








Saadet: Saylan'ın Amacı Bizi Kışkırtmak!





ÇYDD Genel Başkanı Türkan Saylan'ın cumhurbaşknalığı seçimiyle ilgili
''Milli Görüş intikamı'' açıklamasına Saadet Partisi'nden tepki geldi...







Türklüğe Hakaretten Yargılanan İçimizdeki Truva Atı Türkan SAYLAN Ucubesi Şimdi de Milli Görüşe Saldırıyor!









Gerektiğinde Kılıktan kılığa giren hatta örtünen
Türk-İslam Düşmanı bu kadın şimdi de saldırıları ve kusmak istediği
zehri için Çağdaş yaşamı destekleme Derneği'ni Kullanıyor...


















ÇYDD
Genel Başkanı Türkan Saylan'ın cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili
''Milli Görüş intikamı'' açıklamasına Saadet Partisi'nden tepki
geldi...


Yaptığı
yazılı açıklamada ÇYDD Genel Merkez ve Tüm Şubeleri adına Genel Başkan
Prof. Dr. Türkan Saylan imzası ile talihsiz, haksız, gerçek dışı,
kışkırtıcı bir açıklama yapıldığını belirten Saadet Partisi Genel
Başkan Yardımcısı Ertan Yülek, “Türkiye’mizde Cumhurbaşkanlığı
seçiminin Milli Görüşçülerin intikamı şekline getirilmesi çok büyük
talihsizliktir ve ülkenin geleceği açısından büyük yanlıştır” ifadeleri
ile başlayan açıklamanın yanlış olduğunu söyledi.

Saadet
Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ertan Yülek, AKP’nin Milli Görüş
Partisi olmadığını ve AKP kadrosunun da Milli Görüşçü olmadığını
belirterek, “Milli Görüş, 1000 yıllık tarihin özetidir. Kökü mazide
olan atidir. Milli Görüş, cumhuriyet, insan hakları, hukuk devleti,
ülke, millet ve devletimizin bu günü için ve geleceği için tehdit değil
teminattır” dedi.

AKP ve Abdullah Gül’ün Milli Görüş’ün
partisi Saadet Partili olmadığını ve bu çatıdan ayrılarak merkeze
kaydığını dile getiren Yülek, “Zaten kendileri de Milli Görüş mirasını
reddetmektedirler. Son seçimlerde Milli Görüş adayları AKP ideolojisine
karşı en ciddi muhalefeti gerçekleştirmiştir. İnsanların geçmişte
bulundukları yer ve savundukları fikirler, o hareketten fikirden
ayrıldıktan sonra onları bağlamaz. Biz arkadaşlarımızın bizden
ayrılmasından büyük üzüntü duyduk... Ancak onlara hâlâ Milli Görüşçü
denmesi, onlardan çok bize yapılan bir haksızlıktır. Bu gerçek dışı
iddiayı şiddetle reddediyoruz” diye konuştu.

Öte yandan,
bildiride, “Milli Görüş”, “Milli Görüşçü” olmanın aşağılayıcı, sanki
suç ve ülkeye, millete yönelik bir tehdit, illegal bir örgütlenme gibi
takdim edilmek istendiğini anımsatan Yülek, bunun ise haksız, hatta
iftira nitelikli, suç nitelikli bir açıklama olduğunu bildirdi.Milli
Görüş’ün Anadolu’daki milletin 1000 yıllık tarihin bir özeti, bu
milletin, inanç, tarih ve kültürünün ifadesi olduğunu kaydeden Yülek
sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kökü mazide olan atidir. Milli Görüş,
cumhuriyet, insan hakları, hukuk devleti, ülke , millet ve devletimizin
bu günü için ve geleceği için tehdit değil, teminattır. Milli Görüş,
madden ve manen kalkınmanın adıdır. Yeniden Büyük Türkiye demektir.
Şahsiyetli dış politika demektir. Milli kalkınma demektir. Bağımsızlık
demektir. Önce ahlak ve maneviyat demektir. Millî görüş demek, bizim
milletimizin kendi görüşü demektir. Hayat, doğru ile yanlışın, güzel
ile çirkinin, faydalı ile zararlının, adalet ile zulmün mücadelesinden
ibarettir. İnsanlığın buhran içerisinde olduğu günümüzde, bizim
davamızın esası şefkattir. Gayemiz tüm insanlığın saadeti için tüm
gücümüzle çalışmaktır.

Yine başörtüsü konusundaki ifadeleri
kabul etmemiz mümkün değildir.. Ve yine ‘İslam dünyasının fanatik ve
radikal dini rejimlerini simgeleyerek bu yolda geçmişte verdikleri
Cumhuriyeti yıkma sözünün somut eylemini başlattıkları izlenimini
vereceklerdir’ ifadeleri ile milletimizin büyük ekseriyetinin dini
inancını tehdit olarak görmek, dost ve kardeş Müslüman ülkelerine
yönelik genellemeleri kabul etmemiz mümkün olmadığı gibi, Abdullah
Gül’ün geçmişine gönderme yaparak ‘Cumhuriyeti yıkma sözü’ iddiasını
şiddetle ve nefretle reddediyoruz.”












Prof. Dr. Türkân Saylan kimdir?






21 Mayıs 2007 Pazartesi | 20:59





Prof. Dr. Türkân Saylan kimdir?
***
- Bu ülkede hristiyanlığı nasıl yayabiliriz. KÜRDİSTAN'ın temellerini nasıl atabiliriz.
- ATATÜRK ismini kullanırsak bunu daha rahat yapabiliriz. Hem para
toplar hem destek alırız, kampanyalar düzenler, TÜRKLERDEN topladığımız
paralarla, KÜRTLERİ daha bilinçli hale getiririz, cahil insanlarla
KÜRDİSTAN'ı kuramayız, hristiyanlığı bu şekilde daha rahat yaymamız da
mümkün.
- O halde bir vakıf kuralım, eğitim vakfı gibi, herşeyi yasal,
ATATÜRKÇÜ söylemlerle öne çıkıp insanlara çağdaş yaşamı getirme
düşüncesinde olduğumuz belirtelim ki, dikkat çekmeyelim, insanlar
güvensin. ATATÜRKÇÜ olursak bizi durdurmaya çalışanları ATATÜRK karşıtı
ilan edip, şeriatçı ilan edip, tartışmayı başka yönlere çekebiliriz
sanırım.
Bu sözler Cumhuriyet mitinglerinde başı çeken Prof. Dr. Türkân Saylan'a ait.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Saadet Partisi: Saylan'ın Amacı Bizi Kışkırtmak!   Paz Ağus. 19, 2007 1:34 pm

Prof. Dr. Türkân Saylan kimdir?






21 Mayıs 2007 Pazartesi | 20:59





Prof. Dr. Türkân Saylan kimdir?
***
- Bu ülkede hristiyanlığı nasıl yayabiliriz. KÜRDİSTAN'ın temellerini nasıl atabiliriz.
- ATATÜRK ismini kullanırsak bunu daha rahat yapabiliriz. Hem para
toplar hem destek alırız, kampanyalar düzenler, TÜRKLERDEN topladığımız
paralarla, KÜRTLERİ daha bilinçli hale getiririz, cahil insanlarla
KÜRDİSTAN'ı kuramayız, hristiyanlığı bu şekilde daha rahat yaymamız da
mümkün.
- O halde bir vakıf kuralım, eğitim vakfı gibi, herşeyi yasal,
ATATÜRKÇÜ söylemlerle öne çıkıp insanlara çağdaş yaşamı getirme
düşüncesinde olduğumuz belirtelim ki, dikkat çekmeyelim, insanlar
güvensin. ATATÜRKÇÜ olursak bizi durdurmaya çalışanları ATATÜRK karşıtı
ilan edip, şeriatçı ilan edip, tartışmayı başka yönlere çekebiliriz
sanırım.
Bu sözler Cumhuriyet mitinglerinde başı çeken Prof. Dr. Türkân Saylan'a ait.

Profesör Türkan Saylan kimdir?
1935'de Kandilli'de doğdu. Kandilli Lisesi'nin bitiren Saylan 1963
yılında İstanbul Tıp Fakültesi'nden mezun oldu. Saylan'ın iki oğlu ve
iki torunu var.
Annesinin adı : Lili Mina Raiman - 1936 yılında Leyla ismini alarak ismini değiştirdi.
Lili Mİna Raiman ise, Raber Ragman ve Mina Verlig kızı, 1908, Bermingen İngiltere doğumlu ve Katolik Hıristiyan.
Türkan Saylan daha önceden hristiyanların metodlarını kullanmış,
tedavi ederek, dernekler kurarak ben iyi bir insanım amacı vermeye
çalışıyor.
1976'de Cüzamla Savaş Derneği ve Vakfı'nı kurdu. Türkan Saylan,
1986'da bu konudaki katkılarından ötürü Gandhi Ödülü'nü kazandı.
1989'da ÇYDD'yi kurdu.
ÇYDD 'NİN GENELDE KÜRT KÖKENLİ VATANDAŞLARIMIZLA İLİGLİ KIZ YURTLARI
YAPMASI VE YİNE KÜRT KÖKENLİ KIZ ÖĞRECİLERE BURS VERMESİNİN SEBEBİ
SİZCE ÇOK MU MASUM?..

AŞAĞIDAKİ HABERLERİ VE YAZILARI İYİ İNCELEYİNİZ .
HABER 1. (HABERLERİN AYRINTILARI LİNKLERDE VAR)
Türkan Saylan'dan Türklüğe Ağır Hakaret
14 Nisan Mitingine katılmama konusundaki ilk değerlendirmemizin
argümanlarından olan, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Genel
Başkanı Türkan Saylan, Türkleri barbarlıkla suçladı. Ve "Muhammet" ismi
dahil halkla ilgili sert sözler sarfetti.
12 Nisan 2007 Perşembe 16:33
KAYNAK : http://www.kuvvaimilliye.net/news_detail.php?id=12554
http://www.aktifhaber.com/read_news.php?nID=110343
HABER 2
ÇYDD PKK'ya Destek mi Veriyor?
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği üyelerinden Asuman Özdemir,
geçtiğimiz günlerde dernekten istifa etti. İstifanın gerekçesi ise:
PKK'ya burs verilmesi...
12 Nisan 2007 Perşembe 17:08
AYNAK : http://www.kuvvaimilliye.net/news_detail.php?id=12578
HABER 3.
MİT : ÇYDD Misyonerlik yapıyor.
Milli İstihbarat Teşkilatı'nın Türkiye'deki misyonerlik
faaliyetlerini anlattığı yazıda, Profesör Türkan Saylan'ın da adı
geçiyor. Yazıya göre, Türkiye'deki bazı Amerikan okullarının kurucusu
olan Amerikan Bord Heyeti, bu faaliyetini SEV vakfı eliyle yürütüyor.
http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=11956
CCYD KENDİSİNİ NASIL TANIMLAMIŞ DİKKATLE OKUYUNUZ.
HANGİ ŞEHİRLERDE ŞUBESİ VAR VE HANGİ İLLERE HİZMET GÖTÜRÜLDÜĞÜNÜ HARİTADAN İNCELEYİNİZ. ÇOK DİKKATLİ İNCELEYİNİZ.
http://www.cydd.org.tr/?sayfa=biz
BU YAZI İSE ÇYDD NİN SAYFASINDA SUÇLAMALARA CEVAP OLARAK YAZILAN YAZI,
BU ÜLKENİN DOKUNULMAZLARI YAZIDA NASIL ÖYLE HASSAS ŞEKİLDE KULLANILIYOR DİKKAT EDİN.
ÖNCE YÜCE ATATÜRK'ÜMÜZ
SONRA GENELKURMAY BAŞKANIMIZ
belirtilerek neler anlatılıyor.
DİREK ŞERİATÇİ KESİM DİYEREK SUÇLAMAYI YAPANLARI BİR SINIFA KOYMA ÇABASI İÇİNE GİRİYOR.
ÖĞRENCİLERDEN NÜFUS CÜZDANI FOTOKOBİSİ ÖRNEĞİ VE SABIKA KAYIDI ALIYORUZ ZATEN GİBİ SAÇMA BİR ŞEY YAZILMIŞ.
İŞTE ÇYDD 'NİN YAZISI
ASILSIZ KARALAMALAR, BİZİ YOLUMUZDAN ALIKOYAMAZ!
(Lütfen Dikkatlice Okuyunuz!)
Değerli Dostlar, Değerli Destekçiler, Mustafa Kemal ******'ün Çocukları,
ÇYDD, 1989'da kurulduğundan beri, yaptığı her olumlu çalışmanın
karşısında şeriatçı güçlerin karalama senaryolarını buldu. İmzasız
ihbarlar, RP Milletvekillerinin yazılı soru önergeleri, akıl karıştıran
bir MİT Raporu, hiçbir sonuca ulaşılmayan, korkunç ithamlarla dolu
mahkemeler, kendi basın organlarında çıkan uydurma haberler, özel
amaçlı TV dizileri vb. her zaman karşılaştığımız olaylardır.
Bütün bunları içeren ve herkese ibret olması gereken bir kitap hazırlıyoruz.
ÇYDD, Türkiye'nin 81 ilinde (!!!!!!) canla başla eğitime katkı
sağlamaktadır. En çok ihtiyacı olan yerlere en çok destek gerekir.
ÇYDD her ilde Valiler, Kaymakamlar ve Milli Eğitimle işbirliği
içinde çalışır. Burs vereceği her çocuktan vukuatlı nüfus örneği ve
sabıka kaydı ile okul onayı ister.
Şeriatçı kesimlerden başka, hiçbir iş yapmayan, ÇYDD'yi basamak
yapabileceğini sanan ya da o'nu karalayarak dikkat çekmek isteyen bazı
kişi ve kuruluşlar da, bizleri misyonerlik, PKK'yı destekleme hatta
Soros'dan para alma gibi safsatalarla asılsız şekilde itham edip
dururlar.
Biri olmazsa öteki. Ellerine ne geçer, kendi kendileriyle baş başa kalınca ne hisseder, başlarını yastığa koyunca nasıl uyurlar?
Bunların hiçbirinin en ufak bir doğruluk payı olmadığını hem karalayanlar hem de Saygın Türk kamuoyu çok iyi biliyor.
Bu ülkede, Genel Kurmay Başkanı olacak değerli komutanı bile
karalama cüreti gösteren kafaların ÇYDD'ye saldırmasını sizlerin kendi
değerlendirmenize bırakıyoruz
Ve son olarak aşağıdaki linki tıklayıp Saylan'ın diğer yüzünü görebilirsiniz:


http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=240354

Aşağıdaki linki incelemenizde de fayda var.

http://antiulusal.wordpress.com/2006/11/19/turkan-saylan-kimdir/
Aşağıdaki linkte Star gazetesinin Saylan ile yapmış olduğu ve sert geçen röportajı bulabilirsiniz.
http://www.haberazzi.com/solhaber_detay.php?NewsID=2771

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Saadet Partisi: Saylan'ın Amacı Bizi Kışkırtmak!   Paz Ağus. 19, 2007 1:35 pm

KİMLİĞİMİZ

Yazar: Suzan Saygıner ve Çilli Hoca

Şubat Soğuğu dizisinde beklenen aktör nihayet arzı endam etti. Çilli

Hoca , diziye eklemlendi. Bu derneğin ofisinde bulunan Cumhuriyet

Başsavcısına seks şantajı kasedi, sürecin zırt diye çözüldüğü mekan

olmuştu. Biz, Hayat Ağacı Derneği'ne baskın yapılıp kasetler ortaya

çıkınca Başkanı Suzan Saygıner'ı sandık, Taşlar şimdi oturuyor.

Aralarında rekabet ve ' kara kedi' olduğunu yeni öğrendik. Bir süredir

isimlerinin yanyana anılmamasından anlamalıydım. Çilli lakabıyla

anılması sanırım yüzündeki çillerden kaynaklandı. 28 Şubat sürecinin

önde gelen derin oyuncularından olan Çilli Hoca, gerçek hayatda bugün

yakalandığı kanser nedeniyle saçsız. Kemoterapi günlük hayatını

aksatmıyor, ahiret yokmuş, hiç hesap vermiyecekmiş gibi eylemlerine

devam ediyor. Van, oyunun 'pırt' dediği yer, dizi bu konuyu sanırım

işleyecektir.



'Başörtüsü takmaktansa kel dolaşırım' diyecek

kadar kendi kampının idealisti . Bazılarına göre,' Çağdaş Melek';

bazılarına göre ise, melek görünen ' Şeytan'. Bir süre önce göğüs

kanserinden kurtulduktan sonra şimdi de karaciğerindeki rahatsızlık

nedeniyle tedavi görüyor. Bu aralar bir de hastalığı hakkında yazılar

yazıyor. Yazdıklarını 'Giderayak' ya da 'Sona Yaklaşırken' adlı kitapta

yayımlayacak. Saylan'ın, Milliyet gazetesiyle ortaklaşa yürüttüğü

"Haydi Kızlar Okula" kampanyası başta olmak üzere birçok kampanyayı Van

merkezli örgütlediği biliniyor.Vanda yayımlanan yerel Şehrivan

Gazetesi'ne konuşan bir çok genç, Türkan Saylan ekibinin kendilerini

Hıristiyanlığa çağırdığını anlatıyor. Başta Van olmak üzere Doğu ve

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki misyonerlik faaliyetleriyle ilgili

bütün oklar Türkan Saylan'ı gösteriyor. MİT'in hazırladığı misyonerlik

raporunda, Türkan Saylan'ın isminin de geçtiğini hemen hatırlatalım.

Hakkında açılmış dava sürüyor.



Beş çocuklu bir ailenin en

büyüğü. Öğrenme ve kendini geliştirme yeteneğini İsviçreli annesi

Lilly, daha doğrusu ismini değiştiren Leyla adlı annesinden almış.

Babası mütahhit Fasih Galip.



Saylan, iki defa evlenmiş ve

boşanmış;ev hanımı olmak ve bir erkeğe bağlı kalıp onun sevgisini

beklemek istememiş. 1935 İstanbul doğumlu. Cüzzamla Savaş Derneği ve

Vakfı kurucusu. Uluslararası Lepra Birliği Kurucu Üyesi ve Başkan

Yardımcısı, Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Kurucusu,

Türkçağ ve KANKEV Vakfı Başkanı. 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel

tarafından 31 Mart 2000 tarihinde Sosyal Hizmetler Danışma Kurulu

üyeliğine, 2 Şubat 2001' de Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer

tarafından YÖK üyeliğine seçildi. 21 yıl başhekimlik yaptı. 2002'de

emekli oldu. 51 tanesi yabancı dergilerde yayımlanan, siyasal içerikli

gazete makaleleri, Türkçe tıbbi dergilerde ve Kongre kitaplarında

yayımlanmış araştırma, derleme ve olgular bildirimleriyle toplam 401

yayını bulunuyor. Çocukluk yaşamını anlattığı '' At Kız '' ve ayrıca

''Deri ve Zührevi Hastalıklar El Kitabı '' adlı bir de ders kitabı var.



Dizide

Taşkın beyle sıkı-fıkı olması zorunlu bir ortaklık gereği gerçekleşti.

Doğu Perinçek'in gazetesi Aydınlık, kısa bir süre önce Van

Üniversitesi'nde 'haçlı krizi' diye bir haber yapmış ve başköşeye de

suçlu olarak Saylan'ı oturtmuştu. Üniversite içine haç şeklinde

yapılmış heykeller, Türkan Saylan ekibinin ev kiliselere götürdüğü

üniversite öğrencileri, ilde cirit atan başta Amerikalı misyoner

gruplar, ABD Büyükelçisini evinde ağırlayan bir rektör. Bunların hepsi

Van 100. Yıl Üniversitesi'nde yaşanıyordu. Bugün rektör Prof. Dr. Yücel

Aşkın hakkında açılan yolsuzlıuk ve fişleme davasında istenen 3000 yıl

mahkumiyet boşyere değil. Devlet, iyi röntgen çeker ve sahipsiz

değildir. Oynanan oyunu örgütleyenin ' Çağdaş Melek' gösterilmesi

devletin sağduyulu mensuplarını bağlamaz.



Van 100.Yıl

Üniversitesi'ne giriyorsunuz. Karşınıza haç şeklinde yapılmış 10 heykel

çıkıyor. 2 yıl önce yapılan bu heykellerin haç'ı simgelediğine ilk

dikkati çeken Van'da yayın yapan Şehrivan Gazetesi oldu. Heykellerle

ilgili bilgi almak için Perinçek'in gazetesi Aydınlık'ın görüştüğü

üniversite rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın, heykellerin üniversiteye 2

yıl önce gelen 10 yabancı heykeltraş tarafından yapıldığını söylemiş ve

"neden haç şeklinde?" sorusuna, "sanatçı isterse haç da yapar" yanıtını

vermişti. Perinçek, Saylanla kurulan ittifak veya gelen bir uyarı

üzerine bu haberin yalan olduğunu açıkladı. Anlaşılan haber Saylanla

pazarlık için yazılmıştı. Doğu da herkes güç peşinde. Taşkın'ın ABD'yle

yürüttüğü büyük oyunda piyonlar tesbit ediliyor. Kartlar karılıyor,

dağıtılıyor, olmadı tekrar karılıyor.



Vanlılar, rektör Aşkın'ın

yol açtığı bölücülük travmasından duydukları endişeyi Vanlı Eğitim

Bakanımız Hüsyein Çelik kanalıyla gerekli odaklara ulaştırmış olacak

ki, derin devlete rağmen operasyon başlatıldı. Aşkın'ın üniversitede

PKK örgütlenmesi yaptığı Jandarma raporuna yansıdı. Her ne kadar inkar

edilsede bu raporun var olduğu savcılık iddianamesinden belli. Devlet

sırrı olduğu için şimdi kimin sızdırdığı aranıyor. Bu konudaki tahmini

kendime saklayayım, yoksa raporu elde eden gazeteci arkadaşımı deşifre

etmiş olurum. 'İrtica fişlemesi' yaptı diye derin medyanın sahip

çıktığı Aşkın'ın Saylanla yaptığı işbirliği acaba Mehmet Aziz Tarman'a

kadar ulaşır mı? Sanmam. Misyonerlik yapanlarının bir süre önce derin

devletin Şah Veli eliyle bazı dini cemaat ve grupları hıristiyan

misyonerlikle suçladığı ve dikkat dağıtmaya çalıştığı artık biliniyor.

Cemiyet, Şah Veli'nin başarısızlığından dolayı tekrar ortaya çıkarmak

konusunda kararsız. Misyonerliği kimin yaptığı Van olayı ile ortaya

çıkabilir. Ermeni bir dedenin torunu olan rektör Aşkın ve Hiristiyan

bir annenin kızı olan Saylan'ın misyonerler tarafından özellikle

seçildiği anlaşılıyor. Zaten misyonerlere tüm müslüman ülkelerde

dayanak teşkil eden Metislerdir.



Şehrivan gazetesi halkın

tepkisini "Amerikalılar dil kursu adı altında İncil, Hıristiyanlığı

tanıtan CD, kaset ve kitap dağıtıyor'' haberiyle duyurmuştu. ÇYDD ile

gençlerimize Hırıstiyanlık inancının aşılandığı ve misyonerlik

çalışmalarının yoğunlaştığını hepimiz biliyoruz. Üniversiteye haçlar

dikilmesi bardağı taşıran son damla oldu. Bunları kabul etmek mümkün

değil. ABD eski Ankara Büyükelçisi Mark Parris rektör Aşkın'ı evinde

ziyaret etmişti. ABD'nin Doğu planının 2000 yılında gerçekleşen bu

ziyaretden sonra şekillendirildiğini biliyorum. O dönemde, başbakanlık

muhabiri olarak Ankara'daydım. Eski başbakan Ecevit, Parris'in

Diyarbakır ve Van'da ABD konsolosluğu açma girişimini engellemişti.

Zaten bu nedenle, istenmeyen adam ilan edilerek devrildi. Devrilmesi

için önce Türkiye ekonomisi batırıldı ve seçim zorakileştirildi. CIA

ajanlarının kırmızı pasaportla faaliyet göstermesine set çekti Ecevit.

Affedilmeyecek bir suçtu. Parris, buna rağmen CIA'nın Doğu

yapılanmasında Van'ı misyonerlerin, Diyarbakır'ı bölücü Kürtlerin

gayriresmi başkenti yaptırdı. Rektör Aşkın, sadece Parris'i değil,

Karen Fogg'u da evinde ağırlamıştı.





Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Saadet Partisi: Saylan'ın Amacı Bizi Kışkırtmak!   Paz Ağus. 19, 2007 1:36 pm

Ermenilerin katliam



yaparak yıktıkları için yıkıntı halindeki müzelik Van'ın yanında



kurulan yeni Van, 1. dünya savaşı sırasında da misyonerlerin



merkeziydi. Rusya, ABD, İngiltere'nin Vanda bu dönemde konsolosluk



açması tesadüf değildi. Van Üniversitesinde, Aşkın olayının patlaması



aslında derin devletle yanaşı çalışan dış destekli misyoner-mason



gruplarla, bu ülkenin gerçek sahibi müslüman Türklerin savaşıdır. Van



kamuoyu bir süredir Haçlı heykelleri tartışıyordu. Ancak Üniversiteyle



ilgili iddialar bununla sınırlı değildi. Rektör Yardımcısı Prof. Dr.



Ayşe Yüksel, ÇYDD'de Türkan Saylan'dan sonraki ikinci isimdi. Rektör



Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Yüksel, öğrencilere ÇYDD adına burs sağlıyor,



ev bulmalarına yardımcı oluyordu. Şehrivan gazetesinin görüştüğü, bu



öğrencilerden biri olan C.K. şunları söylüyordu: "Bize ödenen ev kirası



ve bir miktar para desteği ile kimilerine borçlu kaldık veya öyle



hissettik. Tanımadığımız hocalar eve gelerek Hıristiyanlıkla ilgili



kitaplar ve CD'ler verip, konuşmalar yaptılar. Eğitimimiz bitene kadar



bize maddi destek vereceklerine, doktora için Amerika'ya



göndereceklerine söz verdiler. Bu çalışmalarda, Yüzüncüyıl Üniversitesi



ile bazı kurumlardan ismi geçenler var. Söyleyebileceğim tek şey burada



bir dernek, Van'daki bir otel sahibinin ismi, derslere katılan



Amerikalı ve Koreli şahıslardır. Bildiğim kadarıyla Van'da bu amaç için



kiralanmış çok sayıda ev var. Bizzat çağrıldığım 6 evi biliyorum.



Evlerde kendileri de bizzat ayin yaparak dikkatlerimizi celbetmeye



çalışıyorlar." Başka bir öğrenci M.K ise şunları anlatıyordu:



"Üniversitede misyonerlik çalışmaları var. Fakir aile çocukları



okuyabilmek için istemeyerek bunların tuzaklarına düşüyor. Bana yapılan



aylık 150 dolar burs teklifini kabul etmedim." Bu röportajları yapan



sözde ulusalcı Taşkın'ın gazetesi. Oyun içinde oyun oynanıyor.



Milli



İstihbarat Teşkilatı'nın Türkiye'deki misyonerlik faaliyetlerini



anlattığı yazıda, Profesör Türkan Saylan'ın da adı geçiyordu. Yazıya



göre, Türkiye'deki bazı Amerikan okullarının kurucusu olan Amerikan



Bord Heyeti, bu faaliyetini SEV vakfı eliyle yürütüyordu.







"Kuruluşumuzdan



beri ****** ilke ve devrimlerini korumayı ve çağdaş eğitim yoluyla



çağdaş insana ve topluma ulaşabilme ilkesini kendimize misyon



belirledik. Amblemimizde Mustafa Kemal ******'ün yüzünün arkasında bir



genç kızın ve bir genç erkeğin hatları vardır. Ve bir yanında bütün



toplumun bir ok ucuyla ileriye gidişi simgelenir."



Çağdaş Yaşamı



Destekleme Derneği Başkanı Profesör Türkan Saylan, başında bulunduğu



derneği, "Güneş Umuttan Şimdi Doğar" kitabında işte bu sözlerle



anlatıyordu. Ama, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın bir süre önce



Başbakanlığa sunduğu ve Türkiye'deki misyonerlik faaliyetlerini anlatan



bir raporda, Türkan Saylan'ın ismi ve başında bulunduğu dernek de yer



alıyordu.







MİT'in yazısına göre, Hıristiyanlığın bir kolu olan



Protestanlığın Türkiye'de yayılması için faaliyet gösteren Dünya



Kiliseler Birliği'nin ülkemizdeki temsilcisi durumundaki Amerikan Bord



Heyeti, bu faaliyetini Sağlık ve Eğitim Vakfı eliyle yürütüyor. Yazıda



Amerikan Bord adına Türkiye'de faaliyet yaptığı belirtilen Sağlık ve



Eğitim Vakfı'nın mütevelli heyetinin başında ise Gülseven Yaşer'in



kocası Yaşar Yaşer bulunuyor.







Yazıda, doğrudan Amerikan Bord ile



bir ilişkisi olup olmadığı belirtilmemekle birlikte Profesör Türkan



Saylan'a ve onun başında bulunduğu Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'ne



de genişçe yer veriliyor. MİT'in yazısında Profesör Türkan Saylan'ın



annesi Lili Mina Raiman'ın aslen Hıristiyan olduğu, 1936'da Leyla



ismini aldığı belirtiliyor. İşte büyük tartışmalara yol açacak olan



MİT'in iki sayfalık raporu:







"Dünya Kiliseler Birliği temsilcisi



olarak 1830'lu yıllardan beri ülkemizde faaliyet gösteren Amerikan Bord



Heyeti'nin, Protestan mezhebini benimseyen bir kuruluş olduğu, din



eğitimi ve sağlık hizmetleri konularında faaliyet gösterdiği,



bünyesindeki Protestan kilisesi ve Kitab—ı Mukaddes (Bible House)



şirketi aracılığıyla Protestanlığın yayılması için uğraş verdiği



öğrenilmiştir.







Üsküdar Amerikan Lisesi, Üsküdar SEV İlköğretim



Okulu, İzmir Amerikan Lisesi, İzmir SEV İlkoğretim Okulu, Tarsus



Amerikan Lisesi, Tarsus SEV İlköğretim Okulu, Gaziantep Amerikan



Hastanesi ile bağlantısı bulunan Amerikan Bord Heyeti'nin sağladığı



eğitim hizmetlerinden dolayı Milli Eğitim Bakanlığı'na, sağlık



hizmetlerinden dolayı Sağlık Bakanlığı'na, dini çalışmalarından dolayı



ise Diyanet İşleri Başkanlığı'na karşı sorumlu olduğu tespit edilmiştir.



Ayrıca



faaliyetlerini yabancı müessese sıfatıyla yürüten ve son yıllarda yeni



mülk edinmeyen Amerikan Bord Heyeti'nin tasarrufu altındaki mülklerini



de Sağlık ve Eğitim Vakfı'na (SEV) devrettiği ve halihazırda



faaliyetlerini SEV aracılığıyla yürüttüğü intikal eden bilgilerdendir.



Öte yandan Amerikan Bord Heyeti'ne bağlı olarak faaliyet gösteren



Kitab—ı Mukaddes şirketinin yöneticisi olan Süryani Asıllı Emanuel



Bağdaş'ın, Türkiye Ermenileri Patriği Metrof Mutafyan ile Fener Rum



Patriği Bartholomeos Arhondonis'in Haziran 2000 ayı içinde yaptıkları



görüşmede vardıkları mutabakat gereği, 17 Ağustos 1999 yılı Marmara



depremi ardından ortaya çıkan Kiliseler arası deprem yardım komisyonu



başkanlığı yaptığı öğrenilmiştir.







Amerikan Bord heyeti ile



aynı adreste faaliyet gösteren Sağlık Eğitim Vakfı'nın ise ülkemizde



sağlık, eğitim, kültür kurum ve kuruluşlarına yardım amacıyla 1968



yılında kurulduğu, vakfın üye sayısının yaklaşık 12 bini bulduğu,



üyelerinin Amerikan Bord heyeti ve SEV'e bağlı okullardan mezun olan



şahıslardan oluştuğu, 1999 yılı itibariyle 15 trilyon TL'yi bulan



malvarlığına sahip olduğu yönünde duyumlar alınmıştır.







Başkanlığını



Gülseven Yaşer'in yaptığı Çağdaş Eğitim Vakfı (ÇEV) ile Amerikan Bord



Heyeti ve SEV koordinasyon içerisinde olup, ÇEV deprem bölgesinde



eğitim ve öğretim evi projesi hazırlayarak Amerikan Bord'dan yardım



talebinde bulunmuştur. ÇEV, ayrıca üç bine yakın öğrenciye burs



vermektedir.







Başkanlığını Profesör Türkan Saylan'ın yaptığı



Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği hakkında, ****** İlke ve



İnkılaplarını kalkan olarak kullanıp, bir çok kişi ve kuruluştan yardım



adı altında para topladığı, ilgili bakanlıklardan izin almaksızın



yurtdışından yardım aldığı, hiç bir yasal dayanağı olmadan kamuoyuna



kendisini sivil toplum kuruluşları birliği olarak tanıtan çeşitli



dernek ve vakıflarla işbirliği içerisinde oldukları yönünde yapılan



ihbarlar sonucu denetime tabi tutulmuş ve Dernekler Kanunu 62 ve 85/2



maddesine muhalefetten 5 Şubat 2001 tarihinde Maltepe Cumhuriyet



Başsavcılığı'na suç duyurusu yapılmıştır.



Profesör Türkan Saylan



hakkında yapılan incelemede annesinin Raber Ragman ve Mina Verlig kızı,



1324 (1908) Bermingen İngiltere doğumlu ve Katolik Hıristiyan olduğu,



Lili Mina Raiman ismini taşımakta iken 1936 yılında Leyla ismini aldığı



hususları tespit edilmiştir.


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Saadet Partisi: Saylan'ın Amacı Bizi Kışkırtmak!
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Giresun Üniversitesi Öğrencileri Paylaşım Alanı :: Haberler :: Güncel Haberler-
Buraya geçin: